Wednesday, March 6, 2019

go girl!

yeni kariyer planlarim var ama gizli, kimseye soylemiyorum. saka saka. bikac kisiye soyledim. ama sana diil kenny. cok calismakla oluyo her sey. pes etmiceksin. lady gaga oyle dedi. ablam diyosa, dogrudur.

tembellik ortadan kalkinca gun sanki 35 saatmis gibi oluyo. ne busuru  bi seyler yapiyorum, bi gorsen. ama hala there is room for improvement.

dun Beirut konserine gittim, ikinciye. cokzeldi.

he bi de rejime basladim. ekmek yemiyorum. sadece pasta.

guzel gunler bizi bekler.

motivasyon tam gaz.


Tuesday, January 15, 2019

belli

kardesimi yolladim, annem gelicek. sizlamalar yalnizliktan sanirim, edos burdayken hic kendisini gostermedi.

pilatese yine basladim. evde olcak gibi diil bu isler. birilerine para vermek lazim illa. yogayi dusundum once ama cok sikiliyorum ben onda ya, uykum geliyo. tempo yok, bisi yok. nebcim.

bi insan cocugunun kotulugunu ister mi hic? keske o bindigi ucak dusse de olse der mi arkasindan? mutlulugunu kiskanir mi? telefonla yedi sulaleyi arayip kizindan sikayet eder mi? insani hasta edicek kadar ona eziyet eder mi? yilbasi gecesi ananem bu dunyadan gitti, nereye bilmiyoruz. uzuldun mu diye sorma, cevap belli bence.

yeni yil da geldi bu arada, kutlu mutlu olsun. gecen senenin sonunda basladigim maratonu on kitap okuyarak kapattim. bu senenin ilk yarisinda onu gecmeyi planliyorum. televizyonu da azaltamadim ama demek ki zaman varmis bi yerlerde okucak.

kendime ekmek firini acmaya karar verdim. ikibinyirmide acilis. simdiden denemelere basliyorum evde, butun gerec goreclerim hazir. artik senenin sonunda kac kilo oluruz onu bilmiyorum ama.

simdilik bu kadar.

esen kal.

Thursday, October 11, 2018

temb

ay bu aralar yine aglak. bayramlar geceli aylar oldu ama yazi okudum bi yerlerde. bayramlari bayram yapan annelerimizdi diyo. iste bayramliklar, guzel kahvaltilar falan. basiyo gozleri yaslar. ben bi aralar yemek yapmak icin yasadigimi dusunen insan, nasil gecistirsem de karnimi doyursam diye dolaniyorum. ha bi de bunun ustune nasil kilo aliyorum, onu bilmiyorum. hep ileride bi seylere tutunuyorum, yok su gun sunlarla goruscez, bugun suraya gidicez falan. hep bi gecistirme. halbuki hayat oyle mi olmali? yaza, dort sene aradan sonra bi memleketime gidiyim diyorum. gidiyim. nasil bi dinlenme olur bilmiyorum ama sanki cok iyi gelcekmis gibi. son bekledigim sey de bu. sonrasinda sanki her sey yoluna gircekmis gibi kafamda. bu ev tembelliginden kurtulucakmisim mesela. 8 sene suren son isimi azaltip kendim icin bisiyler yapmak istememden kaynaklanan?

ah be kenny.

tembellik hepsinin sebebi. kendim icin bisiler yapmamayi da yaninda getiren. cik diyo, sinemaya git diyo. kim simdi giyinicek de gidicek. var evimde mis gibi sinema. misirimi da patlatirim. bi bikkinlik bu tembellik.

annemi istiyorum yine.

o da beni istiyo, eminim.

Thursday, May 24, 2018

gelenek

anne-baba-kardes gittikten sonra her yaz sonu yerini bulan 3. geleneksel depresyon festivaline hosgeldiniz!

yalnizlik bu aralar moda dediler. neyse ki. her zaman modaya ayak uyduran bi insan olmusumdur zaten.


Friday, April 20, 2018

sene

seneden seneye yaziyorum artik. arada bi bakmak lazim. olmayinca olmuyo. kafalar yine karisik, yine gidik.

"iki cocuk iki kat zor dediler, ama hic bes kat zor demediler. neden ceyda?" dedi. of ne bileyim ben. nedenini bilseydim zaten simdi burda olur muyduk? bence de olurduk. ne farkeder. bi bosvermislik bi biseylik. uzaktan da olsa birbirimize destek. negzel.

senelik anne, iki senede bir olan baba ziyareti yaklasiyo. ama en guzeli kardes ziyareti. tabagi bos gondermemek lazim. seneye bi kolacan etmeye gelelim diyorum. hayaller hayaller. bu sene yapalim dedik ama sonra baktik bahamalar daha cekici gozuktu sekerim. kocaman sapka alcam kendime o sosyetelerin taktigi. tatlim.

bruksel lahanasi en sevdigim.


Friday, April 21, 2017

simit

"70 kilo derdim var, anne bana simit al" diyo. vurgu 'dert'te diil, 'anne' ve 'simit'te bana gore. anne gelirken taze geliyo da simidi napicaz bilmiyorum. denedik yapmayi, tutturamiyoruz. tas firin falan lazim galiba.

hayat cok eglenceli, sakin yanlis anlama simdi bisi dicem; kendinden vazgectigin zaman cogal nolur. sabahin 3unde kucakta cocuk sallarken omzunun, sirtinin agrisini gormezden gelemiyosun. salliyosun mecburen. curudum ya. doktor fizik tedavi falan diyo. 32 yasindayim ya soylemesi ayip. ne fizigi ne tedavisi.

bu hafta hastalik dolayisiyla calisma sartlari biraz agir geldi. yoksa bi sikayetim yok. ufaklik da alisiyo yavas yavas odasina. uyucaz yakinda.

o diil de nolcak bu memleket(ler)in hali?

Thursday, February 18, 2016

yalniz

ben sali gunu yine kendimi cok yalniz hissettim. pazartesi iyiydi, M evdeydi diye belki. ama o da okula gidince ev bombos kaldi uzun zamandan sonra. ne biriken diziler cekici geldi, ne ev isleri. yeni projeler lazim diye dusundum. 3 ay sonra yepyeni bi proje geliyo gerci. yogun olucaz. isim bulamadik ama daha.

birileri kardesime kirkbindolar versin ya. hazir o kadar vermisken bizim su bahceyi de yaptirsin da coluk cocuk oynasin yazin. simdi pek cikasim yok. he yazin dedigime bakma, hava simdi de gayet sicak ayiptir soylemesi.

sen bunlara mi canini sikiyosun, bak memlekete neler oluyo diyosun?  daha ne kadar geriye gidebilir diye birileri deney yapiyo bence. meraksizca izliyorum. kurtarabildigimi kurtarmaya calisiyorum. diger yandan dusunuyorum, nedir dunyadaki amacimiz? he? bu kadar derinlere inmeyelim neyse. sus.

kitap okumayali uzun zaman oldu. kendimi cok bos bi insan gibi hissediyorum. ama kendime iyi bakiyorum.