Tuesday, May 26, 2026

Bir

Yalniz hissediyorum.

Soyledim de. Yalnızım dedim, mutsuzum dedim. Sesini cikarmadi. En çok da onunla yalniz olmamaya ihtiyacım var, ama onu suclamiyorum.

Herkes çok yogun, herkesin çok isi var. 

Kimse beni aramıyo. Kimse iyi misin diye sormuyo. Bi tek kocam, cocuklarim ve annem-babam-kardesim var. 

Basima ne kotu bisey geldi, ne de bi hastaligim var. Sadece kendimi sevmiyorum bu aralar. İçinde bulunduğum bu bedeni de sevmiyorum, icindeki ruhu da sevmiyorum.

Bi tikaniklik var, bi sikismislik var. Caresizlik, kacamamazlik. Ama neyden? Kendimi sevmeyisimden. 

Ne para, ne sevdigim is, ne sevdigim insanlar. Hic biri kendimi sevmeme ikna edemiyo icimi. 

Daha cok arkadasim mi olsa daha iyi hissederim? 

Bu yasla beraber mi geliyo bu hisler?

Nasil duzelicem?

Bunaldim.

Bi de fontumu silmisler. Kizdim.


Friday, January 9, 2026

Lola

cok yakin gecmiste cok sevdigimiz birini kaybettik. evimden uzaklarda noel kutlamayi bana ogreten, bir anne gibi her zaman kollarini acan ve yuzunu bir kere bile asik gormedigim biri.

hasta oldugunu erken ogrendik ama burda insanlar birbirine fazla mesafe veriyolar diye galiba, biz de pek yaklasmamaya calistik. biraz da kendisinin fazla endiselenen bir insan olmasindan kaynaklandi sanirim, onun fazla yaninda olup da buna inanmasini mi istemedik, bilmiyorum. ozel gunlerde gorustuk, yaninda olduk. 65. yas gununu birlikte kutladik. 

gitmesine iki gun kala, artik bir daha uyanmamak uzere uyurken gorduk. seni cok seviyoruz dedik. 

insan sonradan hep boyle pismanliklar yasiyo sanirim, babannemde de dedemde de olmustu. cogunu unuttum. simdi bu biraz taze diye heralde, acitiyo ara ara. birlikte daha fazla vakit gecirseydik, kemoterapi tedavilerinde yaninda olsaydik, gibi bir suru dusunce. ama biliyorum, o bizim onu ne kadar sevdigimizi biliyodu. bu biraz icimi rahatlatiyo.

torunlari Lola derdi, bana babannemi hatirlatirdi.