Wednesday, June 25, 2008

deger

ne bekliyosun?

bazi seyleri zamaninda yapmayan insanlar vardir ya hani, sinir oluyorum onlara. (evet, sozum sana.) 

ay yeni canta aldim sekerim.. e nerde? ay oole hemen kullanamam ben.. HII, merasim bekliosun. oldu.. hadi gorusuruz..

ay bu kazak var yaa, bilmemkimin hediyesi dogumgunum icin.. e ben hic gormedim bunu giydigini.. eoo sey.. daha guzel bi gunde giyerim diye dusundum.. hangisiymis daha guzel bi gun? yani kotumserlik olmasin ama diger gunlerin bundan daha iyi olucaani nerden biliyosun? evet, esen kal sen..

bunun gibi seyler.. neden sakliyosun? erteliyosun.. 

sacma bi mail dolanirdi ortalikta bi ara. iste kadin yeni aldigi camasirini giyemeden olmus mu ne.. ozel anlar icin bekleme, bik bik bik.. sacma diyorum cunku forward mail firtinasinin bi parcasiydi bu. neyse.. 

diyecegim o ki bisi icin bekleyen insanlari sevmiyorum. yani aldigim bi elbiseyi hemen giyerim mesela.. giymeden eskiticeeme giyip eskitirim. mantikli di mi? oeh..

zaman kaybetme. deger.

Sunday, June 22, 2008

basla! (start!?)

uyan. valiz hazirlansin. 

hazirlandi. simdi de sen hazirlan, cicilerini giy.

tamam. havaalanina gidin simdi.

geldik. 

aglama sakin, gozune bisi kacsin.

el salla, gitti.

(tek basima) kaldim.

aglamadim, gozume bisi kacti.

bekle simdi. sayma ama.

sadece bekle.

3 hafta.

basla!

Friday, June 13, 2008

evlenmek gerek?

anneyle msn'de suregelen bi muhabbetin (beni) dumur eden bi kismini paylasmak isterim:

- napiyosun?
+ hic iste, kolej molej bakiyorum, calisiyorum falan da filan...
- hıı. kac sene okucaksin peki simdi sen? 4 mu?
+ yok anne, krediye bagli burda. iki sene de olur, uc de..
- e kartlican o zamana kadar sen!
+ honk? nasi yani? ne acelem var ki?
- aaa, ben evlen istiyorum artik, cocuk sevmek istiyorum.
+ @#$%?? of anne ya.. 
- bak millet evlenmis, sen evde kaldin. hadi sen de evlen artik..
+ e anne daha bikbik yasindayim..
- mesun olduktan sonra bongbong yasinda olcan ama..
+ olsun bak kuzenim anca dogurdu. evde falan kalmadim hem ben..

falan...

sonra nil'den dinliyoruz:

anne benim kosmam gereegk,
istemiyorum pilav yapmaagk.
sana bir de torun gereegk,
istemiyorum cocuk bakmaagk...

bu kadar?

hıı.

Thursday, May 29, 2008

bak, ben.

ay aman, daha neler! seyler.. gezmeler, tozmalar, deli gibi calismalar. evet oncelikle bu konuya deginmek istiyorum; son 2 haftadir deli gibi calisiyorum.. dun restorani ben kapadim mesela, bildigin anahtarla. gecenin 12sinde. eve 1de geldim. sonra sabah kalk 9da derse git -ki bunun icin 7bucuk gibi kalkiyorum-. sonra oglen yine ise falan, gerisini biliyosun.. susmam ama. konusurum, konustum. dedim cuma ve pazartesi tatil ilan ettim, ok? ok dedi charlie. nerelere gideyim, nasil edeyim. sen aklimi tut yaaarabbi. sarki var di mi boole? yamulmuyosam, evet. paragraf basi.

ikinci konu gezmeler.. bu uzun bi konu, cunku 4 gun surcek. ama simdilik sadece ozet verebiliyorum. nedir? cuma, cumartesi atlantic city. casinolar, alisveris yerleri, uzuuuun bi boardwalk'u var bilindigi uzre. bi de akvaryum mu varmis neymis, kismet.. sonraa.. ev. 1 gece dinlence, ardindan jones beach'te guneslenirken dinlenmece. long island'daymis, guzelmis. okyanus soguktur gerci ama.. olsun, deniyelim. son olarak da (en sevdigim kisim yalniz burasi, dikkaaat!) six flaaags! nerden bildin? evet. feylo'yu da alicaz yanimiza. kutu kolalarimiz da var, indirim yaziyo ustlerinde kocaman. negzel olcak yine. her bi seye binicez. gercekten bak. bitti gezmeler.

baskaaa... merak ettigin icin soyluyorum, kurabiye yiyorum. afiyet olsun, saol. chocolate chip. yok ben yapmadim, aldim bu sefer.. Hıı..

Tuesday, May 13, 2008

bunu ben yazmadim

tombik tombik terliklerim olsun, ayaklarim onlarin icinde huzura ersin. Papatyalarim olsun ama kirmizi olsun ortlari, bir de  kucuk bir balik olsun adi da kimilcan olsun. Usudugumde kimilcana soylesem, o da bana ogutler verse, peki ya o balik diye hafife almadan ogutlerini dinleyebilir miyim? Ortmenim canim benim canim benim!?!

siidii calar

parmakliklarin arasindan gokyuzune bakmaya calisti kafasini kaldirip. onundeki duvarlar cok yuksek oldugundan hucresi bile aydinlanmiyordu. yine de denedi, bir ihtimal. 2 gundur agzina yemek koymamisti. bulundugu ortama alismasi zaten zaman alicakti ki burda daha ne kadar kalacagini bile bilmiyordu. kokunun da farkinda olmamaya baslamisti. nerden geldigini hala anlamadigi garip sesler.. oeh dedi ne bu boyle. yeter bu kadar oyun. cikti siyrildi kabugundan, kafasindaki kaski cikardi. paletlerini giyip denize atladi. baliklarla dans etti. mutlu bi hayat yasadi. evlendi. 3 denizkizi dogurdu. oyle buyurdu tayyip. burasi Turkiye'ydi.

Monday, May 12, 2008

cekirdek

kusmek istemedim ama o zorladi. konusamaya vaktimiz bile yok, baksana dedi. neden olmasin ki konusmaya vaktimiz? kase kase cerezimiz bile vardi oysa bahcelerde otururken. citlatirdik cekirdekleri, dudaklarimiz yanardi sonra. o zaman vaktimiz varsa simdi de olmali bence. bu kadar uzaklik mani olmamali. karsilikli meyve yiyemez miyiz simdi? internet diye bisi varmis, cok yararli bisimis dedim. hallederiz uzakligi dedim bi de. ama inanmadi. oyle sey mi olurmus canim dedi. canim dedi. peki dedim, kuselim o zaman. ama kavga etmiyelim olmaz mi, dedim. olmaz dedi. sen o yedigimiz cekirdeklerin icinden cikan taslari benim kaseme koyardin, biliyorum, seninkinden neden hic tas cikmadigina aklim ermezdi o zamanlar, dedi. illa kavga edicez yani dedim. peki. ben koyardim o zaman dedim. sirf kavga edebilmek icin. ettik, kusmedik ama. baristik sonunda. interneti kullanmaya karar verdi. sevindirdi. bana bi kart verdi gitmeden. sey yaziyodu: "blogunda sakin benden bahsetme, bi de cekirdekleri yalniz yeme."