Saturday, August 27, 2011

irene

gece 3te yatmama ragmen guruldayan bi karinla uyaniyorum 8de. limon acikmis olmali. bi sure duymazdan gelmeye calisiyorum gurgurlarini, olmuyo. doyurmak lazim.

penceren disari bakiyorum yataktan kalkmadan. irene gelicek, az kaldi. ondan hava biraz huzunlu, ici kararmis. biz de sevmiyoruz onu. evde yumurta ve dis macunu kalmamis. markete tek basima gitmek istemiyorum sirf edo da bu olaylara tanik olsun diye, uyuyo suan. simdiden firtinadan sonra etrafin fotografini cekmek icin sabirsizlaniyorum.

6 eyalette olaganustu hal ilan edilmis irene geliyo diye. burda oglen 12den sonra tum metro ve otobus servisi durucakmis. herkes evinde otursun dediler. busuru siginma yeri de acmislar gerci. neyse ki guvenli bolgedeymisiz.

dun gece marketlerdeki sira bayaa meshur oldu dost sohbetlerinde. hic bi yerde pil, tualet kagidi, su, ekmek gibi seyler kalmamis. umarim yumurta kalmistir. kurabiye yapicam.

korkum suyun ve elektrigin kesilmesi. karanlikta kokusmak kadar kotusu var mi?

neyse ki cok yakinda gidicem buralardan. gunesli gunler beni bekliyo!

Wednesday, July 13, 2011

new york'tan ayrilmadan once yapmadigim bi suru sey oldugunu bu sabah farkettim. disari cikip fotograf falan cekmeliyim, sokaklarda dolasmaliyim. strand'den kitap almaliyim. williamsburg'e gitmeliyim. central park'ta dolasmaliyim, sandala binmeliyim. bronx zoo'ya sevgilimi goturmeliyim. ozgurluk heykeline de. new york'a tepeden bi hoscakal demeliyim...


strand'den kesinlikle kitap almaliyim.

panikledim.

Tuesday, July 12, 2011

suc ustu

Monday, July 11, 2011

sincaplik

dun isten eve geldigimde krakerleri yerlerde buldum. masanin ustundeki ekmek posetinden ekmekler cikmis, isirilmis falan. once ne oldugunu anlayamadim. sineklige baktim, biri yemis. sonraki 5 dakikada evde sincap aradim. yemis ve kacmis terbiyesiz.

iyi de krakerlerimden ne istiyosun?

kahvalti icin ekmegim yoktu bu sabah. ama neyse ki pasta vardi.

Tuesday, May 24, 2011

temporary happy ending

Tuesday, May 10, 2011

recycle


roommate denen varlik garip sey.

zor

annem zor bi insan. biraz catlak, biraz komik. soylediklerinin coguna "evet, anne" diyip gecistirmek zorunda kalsam da, cok soru sorsa da seviyorum, ozluyorum. annem o benim. kardesimin de annesi. kardesim 17 yasinda. onu sevmedigini soyluyo orda burda ve ben uzuluyorum. aslinda uzulmemem lazim, cunku ben de 17 yasindayken annemi cok sevdigimi hatirlamiyorum. buyuyunce daha iyi anliyo insan. kardesim de buyucek. buraya gelince ona telefonda "anne, seni cok ozledim" dicek, biliyorum.

ruyamda annem sacmaliyodu. bana zorla bisiler yaptirmaya calisiyodu. aksamustu saat 7 falan. babami arayip "yolda misin? gel kurtar beni." diye agliyodum. "annem yine sapitti." karsiliginda "napicaz biz bu kadinla?" diyodu babam. iste o an cok uzuluyodum. aralarindaki iliskinin nasil bu duruma geldigine..

dusundum simdi, buyuyen sadece ben diilim. aci olan, bi sure sonra buyume'nin yerini yaslanma'nin almasi..