Thursday, December 10, 2009

kesik

sadece sag elimde 7 tane kagit kesigi var, biri gectikce yenisin ekliyorum sanki.. hic azalmiyolar..

okul bitince bunlar da gecicek sanki..

okul bitiyo sahi.

son ingilizce dersime girdim dun, hocadan cok guzel seyler duydum hakkimda.

21inde istatistik sinavimi olup kapaticam bu donemi.

yenisini acicam, daha yogun olucak gibi.

kobolaylar gelsin artik.

Monday, December 7, 2009

kaybolma.

deli gibi korktugum ingilizce sinavindan cikarken hoca nasildi diye soruyo. okeydi diyorum. okey demek ortanin azcik ustu sanirim. En azindan sair burda bunu anlatmak istemis. annemin ordugu yesil atkiyi dolayip cikiyorum new york'un aralik soguguna. muzik dinliyorum.. metro istasyonuna geldigimde sari google kalemimi sinifta unuttugum aklima geliyo. faber'den sonra bu kadar aciya dayanamam diye dusunuyorum ki bu konuda hala umudum var. cantamin daha once bakmadigim bi gozunden cikip kesicek saka yapmayi.. sariyi da oraya, kaloriferin ustune koyarken kesin bunu burda unuturum dedim kendime ama.. kimin eline gecicek acaba diye dusunuyorum. geri donmeye cok useniyorum. carsabma'ya kadar kalir mi orda? yok, kalmaz. cok yakisikli kalem o, kaparlar. temizlikciler mi alir acaba, yoksa ogrencilerden biri mi.. uf, sirasi miydi simdi.. birbirimizi yeni yeni tanimaya baslamistik.. metroya biniyorum. bi bakiyorum cantama, ce-eee! diyo bana sari. cok sevindirik bi sekilde kitabimi okumaya basliyorum kaldigim yerden. kucuk seylerden mutlu olan bi insanim, sen farkinda diilsin..

Sunday, November 29, 2009

bu mudur?

sevgilinin olmasinin iyi yani, sana aldigi bi kutu cikolatadan begenmediklerini isirip biraktiginda, onlarin cope gitmeyecegini bilmenin verdigi ic huzur mudur?

Thursday, November 12, 2009

vapur

bizim sedaylan kobolay, sen kalk git taa istanbullara. negzel.

gule gule gidip gule gule gelsinler. benim icin bi vapura binsinler.

kiz gecesi yapicakmisiz bugun, seda'yi ugurlicaz. 

(valizine saklasam mi kendimi..)



Thursday, November 5, 2009

soyle

biri mi oldu de benden sakliyosun bilmiyorum ama icim cok sikiliyo..

is buldum demedim ben sana kenny, demicem de. supriz olsun. seyi de ogrenirsin sonra, upper east side'da kucuk, sirin bi turk restorani oldugunu.. deli gibi calistigimi, anca bugun bisilere vakit buldugumu..

***

telefon jetonu olucam ben. benden kurtulmak isticeksin. birini aramaya calisicaksin, acmicak. sonra sana geri donucem. cebine ativericeksin. orda kalcam. zaman gecince de telefon kartlari cikicak. hep sana kalcam. ne guzel di mi? sen de sevin.

***

nublu jazz festival basladi, haberin olsun. cumartesi gidicem buyuk ihtimalle. cok eglenicez kenny.

Friday, October 23, 2009

buyuk

sali gununden beri iki restoranla gorusup duruyorum garsonluk isi icin.. yuzyuze olan son gorusmeler de gayet iyi geci. ikisi de cuma haber veririz dediler. 

bugun cuma, saat 6:43. hala haber yok.

bunlar da olmazsa cok buyuk hayalkirikliginaugricam sanki.

bana is bul. yoksa banka hesabimdaki yuklu bakiyeyle sana kahve ismarlamam.

iyi dersler arkadaslar, saol.

kendim yaptim.

color and design dersi icin projemizde renklerle calisiyoruz. daha dogrusu calisicaz.

ciziyorum 2 haftadir bisiler, olmuyo, begenmiyorum. orasini siliyorum, burasini degistiriyorum falan.. hocaya gosyeriyorum sonra icime sinice.. bakiyo bakiyo. burda bu olmaz, bunlar cok zit. bu burda cirtlak durur diyo..

fenalik geldi sonra bugun, renk grubumu ine degistirdim. bu sefer hocaya gostermedim. boyamaya basladim. hoca geldi yanima bi ara, bakti. guzel gorunuyo dedi.

tabi, sen renkleri gormuyodun cunku. ben bi boyiyim de gor sen.

neymis? baslamadan bilemezsin.

aferin.