Tuesday, January 17, 2012

yakin

ruyalar. dekorasyon. duvar yapistirmalari. cok ekmek yeme. mide yanmasi. hediyeler. fotograflar. tebrikler. uzaklik. koca gobek yuzunden giyilemeyen ayakkabilar. yeni mobilyalar. minicik kiyafetler. bebekli ruyalar. esneme hareketleri. karin delici. hala mide bulantisi. pembe. bebek. bebek. bebek. son 39gun.

Thursday, December 15, 2011

sikayet

Forbes dergisine gore en mutsuz ulkeler arasinda Turkiye 75. siradaymis. uzun sure uzakta kaldiktan sonra her ziyaretimde insanlarin yagmur yagmasindan bile sikayet ettigini gordukten sonra daha ust siralarda olmamasina sasirdim biraz.

Friday, November 25, 2011

black friday

sunca yillik romaliyim, bi black friday gormuslugum yoktur. ne merak ettim, ne de gece yarilarindan sabahin korune bekleyecek kadar ciklgin oldum. ama bu sefer baskaydi. hem bi degisiklik yapalim da bu sene gece yarisi acalim magazalari demislerdi. bu sefer de millet sukran gunu hindisinden fedakarlik edip dizilmisti best buy'in onune aksam yemegi vakti. biz de 10 dakikalik bi bekleyisten sonra vazgecip atladik arabamiza, onlerinden gecerken de "manyaksiniz siz!" diye bagirdik hic onlardan olmamis gibi. evet, millet manyak. yorganlar, cadirlar, yastiklar, portatif sobalar.. hatta 4lu okey cevirenleri bile gordum. hava cok soguktu. naapalim, biz de gece 12 sularinda ziyaret ederiz dedik.

hic de oole soylenenler gibi millet birbirini itip kakmiyodu. azcicik bekledikten sonra girdik walmart'a. bizim televizyona zam gelmis. az da diil, 100 dolar. zor veririm. ciktik, bestbuy'daki sirayi gorunce basimizi onumuze egip ordan da uzaklastik. target desen o da sapitmis. hani bilek'ti bu fraydey? onca zaman goruntu aletlerine bakip da manyak olursan, tek bi televizyonu begenirsen oole olur. millet 40" televizyonu 200 dolara almasini da bilmis ama biz onu begenmedik. sonuc olarak gecenin 2sinde geldik eve. online alisverisimizi yaptik pasa pasa. gelcek hayvan gibi goruntulu aletmizi bikac gune. boylece ilk black friday maceramizin sonuna geldik. ikincisi duzenlenir mi, ondan da supheliyim gerci.

dogum gunum kutlu olsun bu arada.

Tuesday, November 22, 2011

ev isitmasi


hani ciftimiz yeni evine tasininca onlara oturmaya gidilir ya, yeni koltuklarinda oturmaya. ne deniyodu ona? "yeni ev oturmasi" mi? hediye getiriyo muydu gelenler?

bi temizlik kosusturmacasi, baska neresi var? ince belli bardaklarda cayla borek ne guzel giderdi. yufkam yok. kurabiye olucak ama. sarap da.



Tuesday, November 15, 2011

6


gecenlerde ustume artik hic bi kiyafetim olmuyo diye oturup aglamisligim vardir. gecenlerde. onlar bana ayak uydurmuyosa ben onlara neden ayak uyduriyim canim, di mi? hic. yenilerini bakiyorum bu aralar, magazalar pek yardimci olmuyor. ne varsa online alisveriste var. tek derdim bu ne guzel.

rutabaga halinden memnun diil, sanirim seklini begenmedi. misirken iyiydi de. ama iste buyuyo insan, geriyo donus yok. bi sonraki adim salatalik. sabirsizlikla bekliyoruz.

kolayi birakali 5 ay oldu.

Tuesday, October 25, 2011

sarki



"ooh! get me away from here i'm dying
play me a song to set me free"

yapmam gereken isler var, bitirmem gereken listeler yaptim kendime. liste olmadan kafami toparlayamiyorum hala. kotu bisi mi bu? salak diilim di mi? takvim almam lazim, yeni yil geliyo. gelsin, annem de gelsin. babam da. keske eda da gelse.

"thought there was love in everything and everyone
you're so naive!"

hic bisi sandigin gibi diil aslinda. saclarin cikarken annenin midesini bayaa bi yakmissin diyolar. o saclar icin deger miydi? (evet)

"at the final moment, i cried
i always cry at endings"

su aralar duygusal olmamla bi alakasi yok. bazen okumamam, dinlememem, izlememem, konusmamam, dusunmemem lazim. sel.

"oh, that wasn't what i meant to say at all"

hic bu kadar mutlu olmamistim.

they never know unless i write
"this is no declaration, i just thought i'd let you know goodbye"

Thursday, October 6, 2011

kucuk


cok kucuk. uzerine kondugu agacin tepesinde mi oole gozukuyo acaba? yok gercekten kucuk. ordan bayaa bi uzagi goruyo olmali, miyop diilse. kuslarin da gozleri bozuluyo mu ki?

buraya geleli nerdeyse 1 ay, yeni eve tasinali da 2 hafta oldu. daha uzun zaman gecmis gibi. sessizlik insana bu kadar uzun gelmemeli. tam tersi olmaliydi sanki, daha yavas akmali zaman. dunyanin en kalabalik sehirlerinden birini arkamda birakip gun boyunca insan sesini ne kadar az duydugumu farkettigim bi yere goctum. geri donemeyecek olmam uzmuyo da, nasil anlatsam, arada bi gidebilicek kadar yakin olsaydi icimi burkmazdi belki. geride biraktigim 2-3 kisiden fazlasini ozlemiyorum, uzulmuyorum. ama eksikligini hissediyorum onlarin. cok mu yalniz kaldim?

cok kucuk. uzerine kondugu agacin tepesinde mi oole gozukuyo acaba?